14 Kasım 2019 | Perşembe
Ana Sayfa / Sapıklar / Joseph James DeAngelo Kimdir? (Golden State Katili)

Joseph James DeAngelo Kimdir? (Golden State Katili)

Okuma Süresi: 23 Dakika

Tarihin en büyük seri tecavüzcüsü ve seri katilini ele alacağımız çok uzun bir yazı olacak. Bu yazımızda tüm ayrıntıları ve detayları bulabileceksiniz.

İlk olarak 44 yıl sonra sonra zanlı olarak yakalanan 72 yaşında ki Joseph James DeAngelo hakkında kısa birkaç kişisel bilgi verelim ardından ilk olarak seri tecavüzlerini sonrasında ise seri cinayetlerini ayrıntılı bir şekilde açıklayacağız.

Yazının daha iyi okunabilmesi ve konunun iyi anlaşılabilmesi için kronolojik olarak olayları ele aldık ve birçok yerde kurbanların ifadelerini ve daha sonra yaptıkları konuşmalara yer verdik. Umarım anlaşılır bir çalışma olur ve fikirlerinizi yorum kısmından bizimle paylaşabilirsiniz.

24 Nisan 2018 Salı günü, Sacramento İlçesi Şerif Departmanı, suçlarla bağlantılı olarak 72 yaşındaki Joseph James DeAngelo‘yu tutukladı.

8 Kasım 1945 tarihinde Bath, New York, ABD‘de Joseph James DeAngelo Sr. ve Kathleen Louise DeGroat (Bosanko) çiftinin çocukları olarak dünyaya gelen DeAngelo, Auburn ve Exeter, Kaliforniya‘da görev yapmış ve küçük hırsızlıklardan dolayı meslekten ihraç edilmiş eski bir polis memuruydu.

Rebecca ve Connie isminde iki kız ve John isminde bir erkek kardeşi vardı. 9-10 yaşındayken Connie‘nin tecavüze uğradığını gördü.

Kaliforniya eyaleti, Sacramento bölgesinde Rancho Cordova ilçesinde bulunan Mills Orta Okulunda 9. sınıfa kadar devam etti.

Haziran 1964’te Folsom Lisesi’nden 19 yaşında mezun oldu. DeAngelo, o yıl Eylül ayında ABD Donanması’na katıldı ve Vietnam Savaşı sırasında 22 ay boyunca USS Canberra kruvazöründe hasar kontrolcüsü olarak görev yaptı ve Ulusal Savunma Hizmeti (National Defense Service), Vietnam Askeri Hizmet (Vietnam Service) ve Vietnam Kampanya Madalyalarını (Vietnam Campaign Medal) aldı.

Ağustos 1968’den itibaren DeAngelo, Haziran 1970’te polis bilimi alanında onur derecesiyle mezun olarak Sierra Kolejine devam etti.

Mayıs 1970’de Sierra Koleji’nde sınıf arkadaşı Bonnie Colwell ile nişanlandı fakat çift evlenmedi.

Dedektifler özellikle bu olaya takıntılı kaldığını düşünmektedir. Çünkü zanlı en az bir saldırısı esnasında kurbanına “Senden nefret ediyorum Bonnie!” şeklinde bağırmıştı.

1971’de, ceza hukuku üzerine odaklandı ve “ceza hukuku” lisans diploması aldığı Sacramento Devleti Üniversitesine katıldı.

Daha sonra, Visalia’daki Sequoias Kolejinde (Kings County Kamu Güvenliği Akademisi) eğitimine başlamadan önce ve Roseville Polis Departmanında 32 haftalık bir polis stajını tamamladıktan sonra yüksek lisans yapmak için çalışmaya devam etti.

19 Kasım 1973 yılında Avukat Sharon Marie Huddle ile evlendi.

Sharon Marie Huddle, Fresno, Kaliforniya’da üniversiteye gitti. Daha sonra, Sacramento, Kaliforniya’da hukuk fakültesine devam etti. Aralık 1982’de avukat oldu.

1991 yılında boşandıklarında ikisi kız biri erkek 3 çocukları vardı.

DeAngelo, 1976’ya kadar Çavuşluğa terfi ettirildi ama Exeter Polis Departmanda görev yaparken “Hırsızlık” suçlaması yapıldı.

Daha sonra 1976’dan Temmuz 1979’a kadar bir “çekiç” ve “köpek uzaklaştırıcı” çalarken yakaladığı ve o yıl Ekim ayında altı ay hapis cezasına çarptırılana kadar Auburn‘da görev yaptı.

Sonraki on yıl içinde ne iş yaptığı henüz bilinmiyor. 1990’dan 2017’de emekli olana kadar DeAngelo, Save Mart Süpermarketleri için Roseville dağıtım merkezinde bir kamyon tamircisi olarak çalışıyordu.

DeAngelo, Kaliforniya, Citrus Heights’de tutuklandığı sırada kızı ve torunuyla birlikte yaşıyordu.

Kayınbiraderi James Huddle, DeAngelo’nun orijinal suçlar zamanında konuşmada Doğu Bölgesel Raportörü’ni gündeme getirdiğini söyledi. Komşular DeAngelo’nun sık sık yüksek sesle ve şiddetli patlamalar yaşadığını bildirdiler.

Kayın biraderi James Huddle, DeAngelo’nun tecavüz suçlarının işlendiği dönemlerde sık sık Doğu Yakası Tecavüzcüsüyle ilgili sohbetleri gündeme getirdiğini ifade etti.

Komşuları ise DeAngelo’nun sık sık yüksek sesli ve şiddetli ataklar yaşadığını bildirdiler.

Şimdi gelelim suçların başladığı döneme ve günümüze kadar devam eden dava dosyalarına…

-1976

Eğer yetmişlerin sonlarında Sacramento’da büyümediyesiniz bazılarınızın bunu anlaması zor olabilir ama bir adam vardı ve o bu toplumu çok uzun süreliğine değiştirdi.

Onun yeniden harekete geçeceği çok iyi biliniyordu, o bir canavardı. Bütün toplumu korkutan bir seri tecavüzcü vardı ve sürekli yeni kurbanlarını arıyordu.

Şöyle diyordu: Ölmek ister misin, annemi öldürmemi ister misin?

Bir noktadan sonra saldırıları cinayete dönüştü, insanlara zarar verdiğinin farkındaydı, insanlara zarar vermekten hoşlanıyordu. “Golden State Katili” davası en önemli seri katil, tecavüz, cinayet serisiydi.

Golden State Katilinin çok rahatsız edici olmamasının bir sebebi de kurbanlarıyla oyun oynama şekliydi. Tecavüzcü olarak başlayıp sonra seri tecavüzcü olması, birden katil olup birden seri katile dönüşmesiydi. Bir kabusun gelişimine tanık oluyordunuz.

5 Ekim 1976 – Salı – Saat: 06.45 (Bilinen 5. Saldırı)

Serin bir sonbahar sabahı Kaliforniya eyaletinde bulunan Sacramento şehrinin hemen dışında Citrus Heights bölgesinde yaşayan Carson ailesi yeni bir güne uyanıyordu. Jane Carson-Sandler genç bir anneydi ve hemşirelik alanında Fen Fakültesi diploması almak için Kaliforniya Eyalet üniversitesine gidiyordu. Jane, Travis Hava Kuvvetleri Üssünde çalışıyordu ve o aslında askeri hemşireydi aynı zamanda kocası da ordudaydı.

Saldırının olduğu sabah saat 6:20’de kocası her sabah olduğu gibi Travis Hava Kuvvetleri Üssünde ki işine gitmek için evden ayrıldı.

Jane Carson-Sandler; Ben oğlumla birlikte yataktaydım. Garaj kapısının kapandığını duydum ve uyumaya devam ettim ve 2 dakika sonra birisinin koridorda koşturduğunu duydum. Sonra bir anda kayak maskeli ve eldivenli bir adam elinde kasap bıçağıyla belirdi. Çok korkmuştum. İlk anda istediği şeyi çalıp evimizden gitmesini diledim.

Davetsiz misafir sonra her ikisini de el ve ayak bileklerinden bağları, gözleri ve ağzını bantladı.

Bana “Sus yoksa seni öldürürüm” dedi. Konuşmamı istemiyordu. O sırada oğlum yanımdaydı onu gördü ve alıp başka bir odaya götürdü.

Jane, yalnız kalınca davetsiz misafir saldırıya başladı.

Bana tecavüz ederken düşündüğüm şey tecavüz değildi. Mesele tecavüz değildi, mesele verdiği korkuydu. Oğlum nerede diye korkuyordum. Aklıma ilk gelen bu olmuştu. Oğlum nerede!

Saldırgan birden bire Jane’i odada bırakıyor ve sonra çocukla birlikte odaya geri dönüyordu.

“Bu esnada onun mutfağa doğru gittiğini gördüm”

Tencere tava sesleri çıkartıyordu. Buzdolabını açmıştı ve bir noktada sanki bir şeyler ısıtıyormuş gibi sesler çıkıyordu.

“Bu çok ama çok tuhaftı”

Davetsiz misafir Jane’nin odasında ve diğer odalar arasında ileri geri gidip, kıpırdarsa Jane’i ve oğlunu öldürmekle tehdit etmişti.

“Kaç defa odaya girip çıktığını hatırlayamıyorum ve sonra nihayet sesler kesildi. Tanrıya dua ettim. Sevgili tanrım lütfen o gitmiş olsun.”

Biraz daha bekledikten sonra seslerin kesildiğinden tamamen emin olduktan sonra Jane ve oğlu dışarıya fırlayarak çığlık atıp yardım istiyorlar.

“Polis arandı, kocam arandı ve Sacramento polis merkezinden memurlar geldiler. Hemen benimle konuşmak istediler. Fakat benim onlarla konuşacak halim yoktu. Onlara olanları anlatmak istiyordum ama o an çok garip duygular yaşıyordum. Bir dakika önce çok mutluydum, hayattaydım oğlum hayattaydı ve sonrasında bu kabusu yeniden yaşıyordum. Gerçekten tecavüze uğramıştım ve neredeyse öldürülecektim.”

Jane ve oğlu hemen hastaneye götürüldüler ve doktorlar şüphelinin sperminden numune almayı başardılar. 1976 yılıydı ve bu numuneyle yapabilecekleri çok sınırlıydı. O zamanlar DNA teknolojisine sahip değildiler ve sadece kan gurubu kontrol edilebiliyordu. Kan testi sonucu “A” çıkmıştı.

Sacremento İl Şerif Departmanı Dedektifi Carol Daly: “Bütün cinsel suçlar korkunçtur ama bu tecavüz olayında korkutucu olan tecavüzcünün evin içerisinde geçirdiği süreydi.”

Çoğu tecavüzcü, saldırısını hemen tamamlamak ister. Olay yerinde ne kadar uzun kalırlarsa yakalanma riskleri de o kadar artar.

Bu çok belirgin tarzı sayesinde Jane’nin davası için çalışan detektiflerin, saldırganı civarda ki bazı olaylarla ilişkilendirmeleri uzun sürmedi.

Dedektifler aynı tarzda gerçekleşen tecavüzlerin Haziran 1976’da başladığını sapladılar. Ekim ayında Jane’e yapılan saldırıya kadar her ay benzer tecavüz vakıaları gerçekleştirmişti. Jane’ne saldıran tecavüzcü o zamana kadar en az 4 olayla daha ilişkilendirilmişti.

Bu tecavüzlerin tamamı birebir aynı yöntemle gerçekleşmişti. Maskesini takıp fenerle içeriye giriyor sonra da ışığı gözlerine tutup onları uyandırıyordu. Asla konuşma sesini kullanmıyordu. Dişlerini sıkıp arasında konuşuyordu ve tecavüzcüye dair diğer bir şeyde asla aynı kıyafetleri giymemesiydi. Bütün kurbanını bağlıyor ve onlara yataklarında saldırıyordu. Evin altını üstüne getirip birkaç dakikada bir geri geliyor ve kurbanının kaçmadığından emin oluyordu.

Kurbanlar, tecavüzcünün mutfakta yemek yediğini de söylüyordu.

Tüm bunlara ek olarak dedektifler, olay yerinin yakınlarında terk edilmiş çok sayıda bisiklet olduğunu keşfetmişti. Bunları sonradan çalılıklarda buluyorlardı. Çok saplantılı biriydi. Sürekli çizik plak gibi aynı şeyleri tekrarlıyordu.

Saldırgan, 18 Haziran 1976 – 18 Aralık 1976 yılları arasında 6 aylık bir dilimde toplam 10 tane tecavüz saldırısı gerçekleştirmişti ve sonunda basın firari seri tecavüzcünün varlığını fark etti.

Sacramento’da bir gazeteci vardı. O bütün bu tecavüzlerin doğu yakasında olduğunu fark etti ve aslında adama “Doğu Yakası Tecavüzcüsü (East Area Rapist)” ismini veren ilk kişi o oldu.

Halk korku içindeydi. Toplumda tecavüz endişesi yükselişe geçti. Adam yakalanamadığı için herkes potansiyel kurban olabilirdi. Burada en rahatsız edici olan, eğer yakalanamasa yeniden harekete geçeceğinin herkes tarafından bilinmesiydi.

Doğu Yakası Tecavüzcüsü (East Area Rapist)’yle ilgili en korkutucu şey saldırılarla ilgili yapılan haberleri takip ediyor hissini uyandırmasıydı ve adeta meydan okuyor gibiydi. Saldırılar artıyordu ve bu herkesi çok korkutuyordu.

Yerel halk kendilerini koruyabilmek için akıllarına gelen her şeyi satın almaya başladılar. Silah satışlarında artış gözle görülür bir şekilde artış olmuştu. Bu adamın şiddet potansiyelinin çok yüksek olduğu düşünülüyordu. Halkın bu konuda çok öfkelenmeye başladığı dönemde, yetkililer halk buluşmaları yapmaya başladı.

Halk buluşmalarında yer yer 300-400 kişilik guruplar oluşuyordu ve bu kişiler evlerini nasıl daha güvenilir bir şekle getirebilecekleri konusunda yardım alıyorlardı.

Bu anlardan birisinde birisi ayağa kalkıp “evine bir adam girmeye kalksa ve kendisinin silahı olsa tecavüzcünün saldırıda bulunup kaçamayacağını” söylemişti.

Sonra ürkütücü bir manevrayla Doğu Yakası Tecavüzcüsü (East Area Rapist) herkese onları duyduğunu gösterdi.

Tecavüzcü halk buluşmaları esnasında ayağa kalkarak konuşma yapan bu adamın evine girdi. Bu, saldırgana şiddet açlığı taşıyan herkese bir meydan okumaydı.

Tecavüzcüye meydan okunmuştu ve o da bu meydan okumayı kabul etmişti.

Yatakta karısıyla birlikte yatan adamın yanına geldi ve silahını başına dayadı. Elinde bulunan ayakkabı bağcıklarını yatağın üzerine fırlattı ve kadına kocasının ellerini arkadan sıkı bir şekilde bağlamasını söyledi.

Kadının adamın elini bağlamasının ardından saldırgan, adamı yüz üstü yere yatırdı ve mutfaktan getirdiği birkaç tabağı adamın sırtına koydu.

“Tabaklardan ses çıkarsa seni öldürürüm” şeklinde adamı tehdit etti ve sonra “karını başka bir odaya götürüyorum” dedi. Daha sonra kadına kendisine söylenenleri net bir şekilde yapmazsa onu da öldüreceğini söyledi.

Orange County Şerif Departmanlığı Dedektifi Larry Pool: “Şüpheli bu sabah farklı bir şey yaptı. Kurbanlarına karşı davranışlarında bir değişiklik olduğunu gözlemledik. Onları silahla tehdit ederek adamı bağladı, kadına tecavüz etti ve kaçtı. Hepsi yaklaşık 45 dakika kadar sürdü. Doğu Yakası Tecavüzcüsü her saldırısında bahsi yükseltiyordu. Dedektiflerin onun bir sonraki hamlesi hakkında hiçbir fikri yoktu. Artık silah kullandığı için polis artık birilerinin öldürülmesinin an meselesi olacağından korkuyordu.”

16 Şubat 1977 – Çarşamba – Saat: 22.45 (Bilinen 14. Saldırı)

– Sacramento – Ripon Court Bölgesi

Rodney Miller ve babası evlerinde televizyon izlerken arka bahçelerinden bir ses geldi. Dışarı çıkıp neler olduğuna bakarken, gerçekten de bir gölgenin kaçarak evden uzaklaştığını gördüler. Rodney atletik bir yapıya sahipti ve önden o arkadan da babası adamı takip etti. Adam bir duvarın üzerine tırmandı ve üzerinden atlayarak arka tarafa kaçmayı başardı. Rodney’de saldırganı yakalayabilmek için duvarın üzerine çıktı ve tam arka tarafa atlayacağı sırada bir patlama sesi duydu.

Saldırgan onu karnından vurmuştu ve arka bahçeden kaçmayı başardı.

Civarda yürüyen iki kız bu saldırgan adamın yüzünü gayet net bir şekilde görmüştü.

Kızlar adamı;

  • Beyaz
  • 1,75 cm boylarında
  • Atletik yapılı
  • Kısa saçlı
  • Kumral

Birisi olarak tarif etmişti ve diğer detaylarıyla çizilen bu robot resmi ortaya çıkartılmıştı. Bununla birlikte saldırganın 20’li yaşlarda göründüğünü söylediler.

Bu saldırgan tecavüzcünün aktif olduğu bir bölgede dolanıyordu. Dedektifler aradıkları adamın o olduğundan eminlerdi. Bunlarla birlikte ilk defa Doğu Yakası Tecavüzcüsü’nün eşkali polisin eline geçmişti. Dedektifler aynı zamanda Doğu Yakası Tecavüzcüsü’nün gerekirse öldürebileceğini de fark ettiler.

29 Ekim 1977 – Cumartesi – Saat: 01.45 (Bilinen 27. Saldırı)

-Sacramento – Woodson Ave. Bölgesi

Margaret Wardlow: “Gazetelerde okuduklarım sayesinde bu kişi hakkında çok bilgim vardı. İnsanları korkutmaktan zevk aldığını anlamıştım. İnsanların ödünü patlatıyordu ama bizim evimize geleceğini asla düşünmemiştim çünkü annem çok yaşlıydı ve bende 12 yaşındaydım. Bize saldırması için çok küçüktüm.”

Margaret, gerçekten de bu davaya takıntılıydı. O adamın kurbanlarından birisi olması inanılmaz ve kötü bir tesadüftü.

“Bir okul günüydü. Yüzüme tutulan fenerin ışığıyla uyandım. Maskeli ve eldivenli birisi bana “Uyan, Uyan. Ellerini arkana koy seni bağlayacağım” dedi.

“Onun tanımadığımı ve muhtemelen Doğu Yakası Tecavüzcüsü olduğunu anladım. Annemin odasına geçti ve onuda bağladı. Sonra tabakların şangırtısını duydum. Odama tabaklarla gelirse anneme tecavüz edecekti ve tabakları annemin odasına götürürse bana tecavüz edecekti. Onun annemin odasına gittiğini duydum ve o anda tecavüze uğrayacağımı anladım.”

“Saldırıdan sonra bana “Ölmek ister misin? Anneni öldürmemi ister misin?” dedi. Bende ona umurumda değil, insanları korkutmak istediğine dair çok sayıda makale okumuştum ve bu zevki ona tattırmamaya kararlıydım. Bunun onu öfkelendireceğini biliyordum. Çıldırdı, bana çok sinirlendi. Bu adama istediği şeyi vermediğim ve onu evimde mutlu etmediğim sürece, muhtemelen çok fazla kalmayacağını biliyordum. Sonunda annem yan komşuya bağırmaya başladı ve yardım istedi. Annem çığlık atınca o anda ayağı kalktım. Ayaklarım bağlı olduğu için zıplaya zıplaya aşağı kata indim. Sonra tuvalete girerek arkamdan kapıyı kapattım. Komşunun karısı geldi ve tuvalete girerek bileklerimi, ayaklarımı çözdü.  Doğu Yakası Tecavüzcüsü’nün 27. kurbanıydım.”

Doğu Yakası Tecavüzcüsü bir kez daha sınırlarını zorlamıştı. Margaret’e yapılan saldırı bir defa daha göstermişti ki hiç kimse, çocuklar bile güvende değildi.

02 Şubat 1978 – Perşembe – Saat: 21.00 (Bilinen 31. Saldırı)

-Sacramento – Rancho Cordova Bölgesi

Katie ve Brian Maggiore gece saat 21.00’de Rancho Cordova Bölgesinde köpeklerini yürüyüşe çıkarmışlardı. Katie 20. yaş gününü daha yeni kutlamıştı ve bu özel gecede çiftin kutlayacakları bununla bitmiyordu. Brian, hava kuvvetlerinde çavuştu. Almanya’ya transfer edileceğini daha yeni öğrenmişti ve bu genç çift yeni bir hayata başlayacak olmalarından dolayı çok heyecanlıydı. Muhtemelen Doğu Yakası Tecavüzcüsü olduğunu bilmedikleri sinsi bir adama rastladılar. Brian, muhtemelen bu adama karşı gelmek istedi ve Brian’nın üzerine doğru geldiğini görünce saldırgan silahını ateşledi.

Komşular silah seslerini duydular ve aralarından biri olayı anlamak için dışarıya çıktı. Saldırgan adam komşunun olduğu tarafa koşuyordu. Sonra birden durdu, olayın tanığını gördü ve arkasını dönüp kaçtı.

Dışarıya çıkan komşu bahçede Katie ve Brian Maggiore’ın cesetlerini fark etti. Brian Maggiore’ın cesedinin yanına muhtemelen saldırgana ait düğümlenmiş bir ayakkabı bağı düşmüştü.

Doğu Yakası Tecavüzcüsünün saldıracağı evlere ayakkabı bağcığı getirdiğini biliyorduk. Kurbanları daha hızlı etkisiz hale getirebilmek için önceden düğümlemiş olabilirdi. Ayakkabı bağı ve olayın Doğu Yakası Tecavüzcüsünün aktif olduğu bu bölgede gerçekleşmesi, dedektifleri bir sonuca ulaştırmıştı.

Bunun Doğu Yakası Tecavüzcüsünün çifte cinayeti olması kesinlikle mümkündü. Polis adamın maskesiz olduğu için bu çifti öldürdüğünü düşünüyordu. Bu saldırgan kendini tamamen koruyordu, yakalanmak istemiyordu.

Olay anında saldırının gerçekleştiği alanda bir sanat okulu öğrencisi saldırganı bir ağacın yanında dururken görmüştü.

Saldırganı gören sanat okulu öğrencisi dedektiflere zanlının bir robot resmini çizerek vermişti. Fakat bu resim de dedektifleri katile ulaştırmayı başaramamıştı.

Dedektifler tüm verileri değerlendiriyordu. Şimdiye kadar ortaya çıkan tüm veriler şu şekildeydi;

  • Beyaz
  • 1,75 cm boylarında
  • 75-80 kg ağırlığında
  • 43 numara ayakkabı giyiyor
  • Atletik yapılı
  • Kısa saçlı
  • Kumral
  • A tipi kan
  • Tüm kurbanlar kısa bir penisi olduğunu söylemişlerdi.

Polis için işler yolunda gitmiyordu. Şüpheli giderek cesaretleniyordu ve sonra birden bire sanki bu suçlardan aldığı keyfi sürdürmek için Doğu Yakası Tecavüzcüsü kurbanlarını uzaktan rahatsız etmeye başladı.

Telefon Aramaları

– “Ben Doğu Yakası Tecavüzcüsüyüm” – 18 Mart 1977

18 Mart 1977’de, Sacramento İlçesi Şerif Ofisi, Doğu Yakası Tecavüzcüsü olduğunu iddia eden bir adamdan üç çağrı aldı; hiçbiri kaydedilmedi. 4:15 ve 4: 30’da alınan ilk iki çağrı aynıydı ve arayan kişi gülüyor ve kapanıyordu. Son çağrı saat 5: 00’de geldi, arayanın dediği gibi: “Ben Doğu Yakası Tecavüzcüsüyüm ve bir sonraki kurbanımı takip ediyorum ve siz beni yakalayamayacaksınız.”

Suçlu aynı gece 18 mart 1977 Cuma günü saat 22:45’de Sacramento, Rancho Cordova bölgesinde bir kadına tecavüz etmiştir. Bu onun bilinen 16. saldırısıydı.

– “Beni Asla Yakalayamayacaksınız” – (2 Aralık 1977)

Doğu Yakası Tecavüzcüsü olduğunu iddia eden bir adam, Sacramento Polisi’ni aradı: “Asla beni yakalayamayacaksınız. Ben Doğu Yakası Tecavüzcüsüyüm, aptal pislikler, bu gece yine tecavüz edeceğim.

Dikkatli olun!” Bu çağrı kaydedilmişti ve ne yazık ki telefonda ki adamın dediği gibi saldırgan o gece tekrar saldırdı.

Suçlu aynı gece 2 Aralık 1977 Cuma günü saat 23:30’da Sacramento’da Brett and Revelstok Dr. Foothill Çiftlikleri bölgesinde yeniden saldırmıştır. Bu onun bilinen 29. saldırısıydı.

– “Mutlu Noeller” – (9 Aralık 1977)

Bir önceki kurbanı 1977 Noel sezonunda bir telefon aldı. Arayan kişi, “Mutlu Noeller, yine ben arıyorum!” dedi.

– “Watt Caddesi” – (10 Aralık 1977)

10 Aralık 1977 gecesi saat 22.00’da Sacramento Şerif Departmanı ve Sacramento İlçe Polis Şube Müdürlüğü görevlileri aynı kişiden telefon aldı. Telefonda ki ses “Bu gece yine saldıracağım. Dikkatli olan. Watt Caddesinde olacağım” dedi ve telefonu kapattı. Yapılan incelemede bu aramayı yapanla 2 Aralık’ta arama yapan kişinin aynı kişi olduğu anlaşıldı.

Hemen Watt Caddesine yeni devriye ekipleri gönderildi ve polis sayısı arttırıldı. O gece saat 2.30 sıralarında Watt Avenue Köprüsünde maske takmış bisikletli bir şüpheli fark edildi. Polis ekipleri şahsı yakalamak istedi ama şüpheli güvenlik güçlerini atlatmayı başardı. Adamın kullandığı bisiklet saat 4,30’da terk edilmiş halde bulundu. Yapılan araştırmada bisikletin Redding, Kaliforniya’dan çalınmış olduğu tespit edildi.

– “Seni Öldüreceğim” – (2 Ocak 1978)

Bilinen ilk tecavüz kurbanı, 2 Ocak 1978’de “Ray” diye birisini soran yanlış bir çağrı aldı. Bu çağrı kaydedildi.

Aynı kurban aradan biraz zaman geçmesinin ardından yeniden bir çağrı aldı ve bu defa telefonun diğer ucunda ki kişi Doğu Yakası Tecavüzcüsüydü.

Arayan, “Seni öldüreceğim … seni öldüreceğim … seni öldüreceğim … kaltak … kaltak … kaltak … kaltak … fahişe” dedi ve kapattı.

Ayrıca bu ses kaydı saldırganın sesi olarak kaydedildi ve belirlendi.

– 911 Çağrı Merkezi Kaydı – (6 Ocak 1978)

6 Ocak 1978’de çağrı merkezinde çalışan birisi Doğu Yakası Tecavüzcüsü olduğunu iddia eden birisi tarafından çağrı aldı. Adam tecavüzcünün kendisi olduğunu söyleyip “Bir sorunum var. Bunu yapmaya ihtiyacım var ama artık bunu yapmak istemiyorum. Bana yardım edin” şeklinde konuştuktan sonra “Bu aramayı izlediğinize inanıyorum” deyip telefonu kapatmıştı.

Bu çağrıya kadar saldırganın en az 29 saldırı gerçekleştirdiği biliniyordu.

– Restorana Telefon – 1982

1982’de, Denny’s isimli restoranda çalışan zanlının daha önce saldırdığı bir kurban, tecavüzcünün onu iş yerinden aradığını ve ona tekrar tecavüz edeceğini söylediği tehdit dolu bir telefon aldığın söyledi. Contra Costa Bölgesi Savcısı Paul Holes’e göre, tecavüzcü restorana daha önce gitmiş ve kurbanın orada çalıştığını bilen birisi olmalıydı.

– Kalabalık Aile – 1991

1991’de, suçlunun daha önce saldırdığı bir kişi tecavüzcü olduğunu iddia eden birisi tarafından tehdit dolu bir telefon aldı ve zanlıyla yaklaşık olarak 1 dakika kadar konuştu. Kurban telefonla konuşurken arka planda çocukların ve bir kadının sesini duyduğunu söylemesi üzerine zanlının onu, ailesiyle birlikte yaşadığı yerden aramış olabileceğini düşünmelerine neden oldu.

FBI tarafından hazırlanmış ve Haziran 2016 yılında ülke çapında aramalarda kullanılan afiş. 

Afişte “Doğu Yakası Tecavüzcüsü” ve “Golden State Katili” ifadelerine yer verilmiş ve bilgi verene 50 Bin Dolar Ödül verileceği açıklanmıştır.

Jane Carson-Sandler; Tecavüzden sonra telefonlar gelmeye başladı. Ahizeyi kaldırıyordum,telefona yanıt verdiğimde hattın diğer ucunda hiç kimse olmuyordu. Geri gelmesinden çok korkuyordum bazen telefonda uzun uzun nefes alıp “Seni Öldüreceğim!” diyordu.

Yıl – 1978, yetkililerin Doğu Yakası Tecavüzcüsü olarak tanıdığı adam Sacramento sokaklarında dehşet saçmaya devam ediyordu. Bu sıralarda yaklaşık olarak 2 yıldır aktif olarak cinayetler ve düzinelerce tecavüz suçu işliyordu. Yetkililerin emin olduğu tek şey insanlara eziyet etmekten hoşlandığı ve rahatsız edici yeni gelişmeler ise saldırganın kurbanlarını telefonla aramaya başlamasıydı.

Kurbanlarını arıyordu, geri gelip onları öldüreceğini söylüyordu.Dedektifler, onun kadınlara karşı olan nefretini açıkça görebiliyordu. Dedektifler onun önceliğinin kesinlikle cinsel ilişki olmadığını, kadınların içine korku ve dehşet salmak olduğunu söylüyordu.

Sacremento İl Şerif Departmanı Dedektifi Carol Daly: Bence, Doğu Yakası Tecavüzcüsü kurbanlarını kontrol edebildiğini hissedebiliyordu. Toplumu kontrol edebildiğini ve bence evet polisi de kontrol edebildiğini hissedebiliyordu. Polisi arayarak “Ben, Doğu Yakası Tecavüzcüsü. Beni asla yakalayamayacaksınız. Bu akşam dikkatli olun!” diyordu.

Polisi arayarak onlara, bu gece bir eve saldıracağını söylüyordu. Bu onların içine korku salma planının bir parçasıydı ve bunu defalarca yapmıştı.

Çaresizce dedektifler bir şeyler bulabilmek için psikolojik profil oluşturmaya çalıştılar. Kimi insanlar onun ordu mensubu olduğunu düşünüyordu. Kimi insanlarda polis geçmişi olduğunu düşünüyordu.

Elinde farklı zamanlarda farklı yerlere gidebilecek fırsatı olduğu biliniyordu ve bir kez daha kurbanların anlattıkları dışında pek bir bilgi yoktu. Ama saldırıların birisinin ardından somut bir delil bırakmıştı.

09 Aralık 1978 – Cumartesi – Saat: 02.00 (Bilinen 44. Saldırı)

– Contra Costa County – Danville Bölgesi

09 Aralık 1978 Cumartesi günü Danville bölgesinde ilk saldırı yapıldı. Yalnız yaşadığı öğrenilen 32 yaşında ki bir kadına saldırdı ve sonra ortadan kayboldu. Kadın güvende olduğunu anladıktan sonra hemen komşusunun evine geçti ve güvenlik güçlerini arayarak olayı haber verdi.

Polis memurları arka bahçeye gittiklerinde, tren raylarına doğru uzanan çamur izleri fark ettiler.

Bölgeyi aradıklarında taze tekerlek izleri buldular.

Bu kanıt, suçlunun buradan bir araca binerek olay yerinden kaçtığını gösteriyordu. Aynı zamanda bölge yakınlarında 3 kağıt parçası buldular.

Bunların gerçekten psikolojisinin bozuk birisi tarafından yazılmış olduğu çok açıktı.

Polis memurları bu kağıtları zanlının kaçarken düşürdüğünden emindi.

Bu kağıtlardan birisinde 6. sınıfa giderken öğretmenlerinin kendilerine uyguladığı kötü muameleye dair öfkeli ve tuhaf bir karalamaydı.

6. sınıf öğretmeninin aynı cümleleri tekrar tekrar yazdırarak onlara nasıl işkence yaptığına dair boş laflar vardı.

Bununla birlikte bir harita vardı. El çizimi bir haritaydı.

Bu haritanın arkasında “Punishment
(Ceza)” kelimesi yazıyordu ve hemen bunun altında kadın isimleri yazılıydı.

Melanne” isminin üzeri çizilmişti. “Milling” diye bir soy isim ve hemen altında “Jen” yada “Jeny” şeklinde bir isim yazılmıştı.

Yazdıklarından bir saldırıyı kurguladığı ve saldırıyı nasıl yapacağını düşündüğü anlaşılıyor ve okunuyordu.

Dedektifler inşaat mühendislerine ve peyzaj mimarlarına danışınca bu haritayı çizen kişinin arazi parsellenmesinden anladığı ortaya çıktı.

O bir saha pratisyeni olabilirdi yada belki bir inşaat işçisiydi.

Dedektifler birçok saldırının yakınlarda ki inşaat bölgelerinde gerçekleştiğini fark ettiler.

Saldırganın inşaatla ilişkisi olabileceği teorisi bir sonraki hamlesiyle daha da güçlendi.

Artık güvenlik güçlerinin elinde daha fazla bilgi bulunuyordu.

Haziran ve Temmuz 1978’de Sacramento‘nun dışına çıktı. Kuzey Modesto‘da saldırmaya başladı ve sonra tam 8 ay boyunca gerçekten de Concord‘dan San Jose‘ye uzanan bir alanda çevre yolunun hemen yanından doğrusal bir çizgiyle saldırılarına devam etti.

Bu bir ilerleme motifi ortaya çıkartıyordu yani yakından bakıldığında muhtemelen işi sebebiyle aracıyla Sacramento’dan yola çıkıyor ve doğu körfezinin dışında olma avantajını -kullanarak sinsiliğini ve saldırılarını devam ettiriyordu.

Doğu Yakası Tecavüzcüsü belli ki avlanma alanını genişletiyordu.

Hatta iyice güneye, Santa Barbara‘nın dışında olan küçük bir bölgeye Goleta‘ya kadar uzanmıştı.

Burada yaptığı saldırı yeni bir dönüm noktası oldu.

01 Ekim 1979 – Pazartesi (Bilinen 52. Saldırı)

– Queen Ann Lane, Goleta – Santa Barbara

Bir eve izinsiz girdi ve ilk başlarda her zaman ki tarzını koruyor gibiydi. Bir çifti yatak odalarında bağladı ve kadını başka bir odaya götürdü. Evin içinde bir ileri bir geri giderek volta atıyor “Onları Öldüreceğim… Onları Öldüreceğim… Onları Öldüreceğim…” şeklinde tekrarlar yapıyordu.

Saldırgan genellikle şunu yapmazsan yada bunu yapmazsan seni öldüreceğim derken, bu olayda sözleri sürekli tekrarlaması, hareketini tamamlayabilmek için güçlenmeye çalıştığını ele veriyordu.

Daha önce kimliğini saklayabilmek, kendisini koruyabilmek için öldüren bir tecavüzcüydü şimdi ise bir eve girip sadece zevk için öldürmeye niyetli birisine benziyordu.

Evin arka kısmında bağladığı adam ayağa kalkmayı ve sürgülü cam kapıyı açıp arka bahçeye çıkmayı başardı. Saldırgan, bu adamın peşine düşerken kadın ayağı kalktı ve evin ön kapısına çıkmayı başararak bağırmaya ve yardım istemeye başladı. Bu sırada ön bahçeye doğru kaçmaya çalışıyordu fakat yere düşünce saldırgan gelerek onu yeniden yakaladı. Korku filmlerinde işlenen bir film sahnesi gibiydi ama yan komşularının ışığı birden yandı. Komşu çıkan sesleri ve yardım çığlıklarını duymuştu ve işi daha ilginç kılan detay ise adamın FBI ajanı olmasıydı.

Saldırgan kontrolü kaybettiğini anladı ve olay yerine beraber getirdiği çalıntı bisiklete binerek olay yerinden hızla uzaklaşmaya başladı. FBI ajanı ise kendi aracına binerek adamı hızlıca takip etmeye başladı.

FBI ajanının kendisine yaklaştığını ve yakalanmak üzere olduğunu anlayan saldırgan bisikleti yola fırlatarak yolun kenarından aşağıya inerek yaya olarak kaçmaya devam etti. Hızlı bir şekilde kaçarak çitlerin üzerinden başarılı bir şekilde atlayarak bölgede bulunan ırmağa doğru kaçtı.

Yapılan tüm arama çalışmalarına rağmen ne yazık ki polis onu yakalamayı başaramadı.

Daha sonra yapılan araştırmalarda mahallenin arkasında çamurlu ayak izlerine rastlandı.

Bu, yakalanmasına ramak kalan bir an oldu ama bu onu hiçbir şekilde yavaşlatmadı.

Bu saldırıya maruz kalan kişiler kurtulmayı başarabildi ama artık hiç kimse onun elinden kurtulamayacaktı.

30 Aralık 1979 – Pazar (Bilinen 53. Saldırı)

– Goleta – Santa Barbara – Avenida Pequena Bölgesi

Birkaç ay sonra 44 yaşındaki Doktor Robert Offerman ve kız arkadaşı 35 yaşındaki Doktor Debra Alexandra Manning‘e saldırarak onları öldürdü.

Doktor Offerman, göğsünden vurularak öldürüldü. Kız arkadaşı Doktor Manning ise başından vurularak öldürülmüştü.

Suçlu marka imzasını arkasında bıraktı. Hatta mutfakta ki Şükran Günü Hindisini yiyecek kadar ileriye gitti.

13 Mart 1980 – Perşembe (Bilinen 54. Saldırı)

– Ventura Bölgesi

3 ay sonra Mart 1980’de yeniden harekete geçti.  Charlene ve Lyman Smith çiftinin evine girdi, ellerini ve ayaklarını bağlayarak onları yüz üstü yatağa bağladı.

Genç çifti ölünceye kadar joplamadan önce Charlene’e tecavüz etti.

Bu olay onu Doğu Yakası Tecavüzcüsü‘nden, Golden State Katili olarak anılmasına neden olmuştur.

1976 yılından 1980 baharına kadar Doğu Yakası Tecavüzcüsü olarak bilinen şüpheli düzinelerce tecavüze ve 5 cinayete karışmıştı. Bununla birlikte yeni bir lakap kazanmıştı; Golden State Katili.

27 Temmuz 1981 – Pazartesi (Bilinen 57. Saldırı)

– Goleta – Santa Barbara

Debbi Domingo (Cheri Domingo’nun kızı): “Annem tepeden tırnağa tam bir Kaliforniya kızıydı. Dışarıda güneşin altında olmayı severdi ve bu yüzden birlikte plajda vakit geçirirdik. Kendimi anneme çok yakın hissederdim ama o yaz biraz sınırları zorlamaya başlamıştım. Annem ve ben çok sık kavga ediyorduk ve ben bıkmıştım ve “Yeter, buradan gidiyorum” dedim. 15 yaşındayken her istediğimi yapabileceğimi ve dünyanın dönmeye devam edeceğini düşünüyordum. Evden çıktım ve bir arkadaşıma gittim. Arkadaşımda kalırken bir telefon geldi. Annemin bir arkadaşı benimle konuşmak istiyordu. Ses tonunda ki bir şey ters giden bir şey olduğunu düşünmeme neden olmuştu ve eve gitmem gerekiyordu.Oraya vardığımda polis evin etrafına sarı bir bant çekiyordu. Her yerde polis arabaları ve komşular vardı. Evimizde iki ceset vardı ve onlardan birisinin annem olduğu düşünülüyordu.”

Cesetler gerçekten de Debbi’nin annesi Cheri Domingo ve erkek arkadaşı Gregory Sanchez‘e aitti. Gregory Sanchez ölene kadar dövülmüş ve Cheri Domingo’d tecavüz edildikten sonra ölene kadar dövülmüştü.

“Aniden kendimi suçlamaya başlamıştım. Ona çok kötü şeyler söylemiştim ve şimdi sözlerimi geri alma fırsatım olmayacaktı.Bu suçluluk duygusu çok ama çok uzun zaman peşimi bırakmadı ve şimdi 37 yıl sonra geri dönüp baktığımda düşünüyorum da eğer evde olsaydım bende hayatta olmayacaktım. Yani tuhaf şekilde anneme karşı olan isyanım enteresan bir şekilde hayatımı kurtarmıştı.”

Tecavüz hala tarzının bir parçası olsa da artık odak noktası değildi. 4 kişiyi öldürene kadar dövmüştü artık sadece zevk için yaptığı hastalıklı ve şiddet dolu eylemlerdi. Hızlanması korkutucu boyuttaydı ve durmaya hiç niyetli olmadığını gösteriyordu.

04 Mayıs 1986 – Pazar (Bilinen 58. Saldırı)

– Irvine – Orange Bölgesi

1986, Irvine Kaliforniya’da sırada ki kurbanı olacak Janelle Cruz‘un yolu onunla kesişmişti. Saldırgan onu eve kadar izledi, evine gizlice girerek onu bağladı, tecavüz etti ve öldürene kadar jopladı.

Dehşetin seviyesi en üst sınırdaydı. Öyle ki Janelle Cruz’un cenaze töreni kapalı tabut kullanılarak yapılabilmişti.

İşlenen tüm bu vahşice cinayetlerde dehşetin seviyesi üst seviyedeydi. Bunlar “Aşırı Güç” olarak tabir edilmekteydi. Kurbanların üzerinde öleceklerinden çok daha fazla güç kullanılıyordu. Kurbanların ellerinin bağlı olması ve kafalarının ezilmesi, “bir insana defalarca vurmak” kavramına yepyeni bir şiddet boyutu getiriyordu.

Her yeni cinayette Golden State Katili, daha vahşi ve daha aşırı olmaya başladı.

Bu noktada gerçek bir canavara dönüşmüştü ve kana susamışlıkta sınır tanımıyordu.

Ama birden bire cinayetler kesildi.

Emniyete yapılan “Golden State Katili” ihbarları kesilmişti.

Polisin elinde artık aydınlatılamamış düzinelerce dosya vardı. Bu gizem sayısız soruya ve sonsuz spekülasyonlara yol açmıştı.

Seri katiller durmak bilmezler, öldürmeye devam ederler. Peki bu adam neden durdu?

Belki katil farklı bir suçtan hapisteydi, belki eyalet dışına çıkmıştı, ülke dışındaydı, bir tür ordu görevindeydi belki saldırgan evlenmiş ve çocuğu olmuştu.

Yıllar boyunca tecavüz ve cinayet dosyaları çözülemedi. Dedektiflerin yeni ipucu yada yeni şüphelileri yoktu ve dava rafa kalkmıştı.

1998 Yılı

Ama Şubat 1998 yılında Orange County’de görev yapan Faili Meçhul Cinayet Birimi Dedektifleri bir fırsat yakaladı.

Orange County Şerif Departmanlığı Faili Meçhul Cinayet Birimi, devlet bağışıyla fonlanıyordu ve bunun bir kısmı da Orange County Şerifinin suç laboratuvarına verildi.

Bunun oluşmasının artından dedektifler ilk iş olarak faili meçhul cinayetleri tekrardan incelemeye başladı. Öncelikle ellerinde hangi delillerin olduğuna ve bunlardan hangisinin sağlıklı bir şekilde korunduğuna baktıktan sonra harekete geçtiler.

Dedektiflerin umutları ancak 1970’lerin ortalarına uzanan soruşturmaların ve o günkü dedektiflerin öngörülerine bağlıydı.

Golden State Katili zanlısı kimliğini gizlemede çok başarılıydı. Daima eldiven giyiyor ve parmak izi bırakmamaya çalışıyordu ama DNA ile ilgili herhangi bir bilgisi yoktu. DNA’sını bırakma konusunda oldukça dikkatsizdi. O yıllarda henüz DNA’nın bu kadar önemli olacağını bilmemelerine rağmen dedektifler, çok önemli diyebileceğimiz bir olay yeri kanıt DNA koleksiyonu yapmıştı ve bu delillerin korunarak günümüze kadar ulaşmasını sağlamışlardı.

Davayı yeniden işlemeye başlayan dedektiflerin ellerinde 30-40 yıllık çok iyi korunmuş sperm örnekleri vardı.

Artık DNA teknolojisinin gelişmesiyle olayları gerçek manada ilişkilendirebilecek ve hangi olayların hangi suçlu tarafından işlendiği, farklı bölgelerde olmasına rağmen aynı kişi tarafından işlenen bir suçu ortaya çıkarabilme imkanı oluşmuştu.

İlk defa dedektifler bir düzine değil, iki düzine değil, üç düzine değil, 50’den fazla olayın Golden State Katiliyle bağlantılı olduğunu ortaya çıkarttılar. Belki ulusun değil ama eyalet tarihinin en üretken seri katillerinden birisiydi.

Şüpheli DNA yardımıyla Kaliforniya’da ki sayısız tecavüz ve cinayetle ilişkilendirildi. Kuzeyden Güneyde ki Orange County’ye kadar.

O noktada 1976’dan itibaren en az 45 kadına tecavüz ettiği ve en az 12 kişiyi öldürdüğü kesinleşmişti.

DNA ile ilişkilendirilen olaylardan birisi de Kaliforniya, Orange County’de işlenen çifte cinayetti.

19 Ağustos 1980 – Salı (Bilinen 55. Saldırı)

– Dana Point – Orange Bölgesi

Polis 1980’de yatakta başları ezilmiş ve bilekleri bükülerek arkadan bağlanmış şekilde bulunan Keith ve Patrice Harrington cinayetine uzandı.

Polis biraz daha araştırma yapınca Patrice’in tecavüze uğradığını tespit etti. Keith”in babası 20 yıl sonra oğlunun cinayetinin bir seri katille bağlantılı olduğunu öğrenince bu konuya hemen el attı.

Harrington ailesinde çok sayıda avukat vardı ve onlar “Teklif 69“un geçmesinde yardımcı oldular. 2004 yılında seçmenlerin girişimiyle geçirilen “Teklif 69” sayesinde, DNA vermesi gereken bireylerin sayısı ciddi bir şekilde arttı ve şimdi suça bulaşmış herkesin DNA vermesi zorunlu hale gelmişti.

Belli başlı suçları işleyen herkesi kapsıyordu. Tecavüz, hırsızlık, cinayet. Tükürük örnekleri alınarak, DNA veri bankasının sisteminde saklanmaya başlanmıştı. Şunu belirtmek gerekir ki “Teklif 69” sayesinde suç işleyen insanların bulunması açısından suç ve adalet sisteminin kökünden değişmesine yardımcı olmuştu.

Maalesef “Teklif 69” ve DNA teknolojisine rağmen 40 yıllık dedektifler hala Golden State Katilinin gerçek ismini ve cismini bilmiyorlardı.

Golden State Katilinin DNA profili 20 yıldan uzun bir süredir FBI’in DNA veri tabanında ulusal düzeyde korunuyordu ve henüz bir eşleşme olmamıştı.

Golden State Katili, 1976 ile 1986 yılları arasında kadınlara saldırıp insanları öldürdü ama sonra sesi soluğu kesildi. Ona ne olduğunu kestirebilmek gerçekten çok zor.

Yani belki o birisiyle evlendi ve çocukları oldu ve o şimdi bir büyük baba. Bundan sonrada kimseye saldırıp, öldürmedi.

Hapishaneye girmiş olabilir ve DNA’lar toplanmadan önce salıverilmiş olabilir yada ölmüş de olabilir. Yaşadığı eyaletten ayrılmış ve yeni gittiği yerde insanlara saldırmaya devam etmiş de olabilir.

Dehşeti yaşamış çok sayıda insan var ve hala suçlunun yeniden gelip onlara tekrar saldıracağından, öldüreceğinden korkuyorlar.

Jane Carson-Sandler; 40 yıl önce ben 5. kurbanıydım ve uzun yıllar delireceğimi zannettim. Birçok şey yaptım. Kilo verdim, makyaj yapmayı bıraktım, tırnaklarımı yedim ve duygusal, fiziksel olarak bir enkaz gibiydim. Şiddet görmüştüm ve korkmuştum. Her an geri döneceğinden ve beni, bizi gerçekten de öldüreceğinden korkuyordum ama bu tecavüz sayesinde hayatımda ki hedefi buldum. Benzer deneyimi yaşamış insanlara ulaşıp onlara yardım ettim. Kendimi bir işe yaramış hissediyordum.

Margaret Wardlow: 1972’de 12 yaşındaydım ve bu korkunç insanın 27. kurbanıydım. Bilirsiniz, bir çocuğa göre elimden geleni yaptım. Olayın üzerinde adamın istemediği kadar hakimiyetim vardı ve cesur davranarak onu zavallı hale düşürdüm. Güçlüydüm ve bunu her zaman hayatımın en büyük zafer anlarından birisi olarak hatırlayacağım.

Michelle Cruz (Janelle Cruz’un Kız Kardeşi): Kız kardeşim Golden State Katilinin bilinen son kurbanıydı. Hayatımın üzerine sürekli bir kara bulut çöktü. Bence vicdanının en derinliklerine inip yaptıklarını itiraf etmeli.

Bu bilinmezlikte uzun süredir yaşayan o kadar çok insan var ki, acaba hala dışarıda mı? geri gelecek mi? hala izliyor mudur? hala tehlikeli midir?

44 Yıl Sonra Golden State Killer Nasıl Yakalandı (Joseph James DeAngelo)

24 Nisan 2018’de tutuklanan azılı sapık suçlu, DNA verilerine göre soyağacı listelemesi yapan bir internet sitesi sayesinde ele geçirildi.

Golden State Killer, aslında hiçbir zaman unutulmamıştı ama gündeme tekrar gelmesinde bir kitabın çok büyük etkisi oldu diyebiliriz. Michelle McNamara’nın kaleme aldığı “I’ll Be Gone in the Dark: One Woman’s Obsessive Search for the Golden State Killer” adlı kitabı aslında herkesin bildiği bir şeyin açık açık konuşulmasına neden olmuş ve toplumun ortak tepkisinin yeniden gün yüzüne çıkmasına vesile olmuştur.

Amerika’nın en fazla ilgi gören podcast’lerinden birisinin sunuculuğunu yapan Michelle McNamara, “True Crime Diary” isimli programında Amerika’da aktif halde yaşamış olan seri katilleri mercek altına alıyordu. McNamara’nın ilgisini en çok çeken isim, korkun suçlar işlemesine rapmen halen bulunamamış olmasından dolayı Golden State Killer’di. McNamara’nın sunmuş olduğu program o kadar popülerdi ki, ünlü Amerikalı yayıncı Harper Collins’ten kendisine kitap yazması teklifi geldiğinde hemen kabul etti ve Golden State Killer’ın hayat hikayesinin anlatıldığı “I’ll Be Gone in the Dark: One Woman’s Obsessive Search for the Golden State Killer” isimli kitabı yazmayı başardı.

Bu kitap piyasaya çıktıktan sonra o kadar fazla ilgi gördü ki Amerika’da çıktığı dönemde “en çok satanlar” listesinde ikinci sıraya kadar yükseldi ve uzun süre ilk beşte kendisine yer buldu.

Kitabın bu kadar ilgi görmesi FBI‘yi de harekete geçirdi ve dosya tekrar inceleme altına alındı. FBI, dosyayı ve delilleri günümüz son teknolojisiyle yeniden incelemeye başladı ve DNA araştırmalarına tabi tutulan, suçlunun 35 yıl önce bir olay yerinden alınan sperm örneklerinden başarılı bir şekilde DNA profilini çıkarmayı başardı.

Cinayetlerin ve tecavüzlerin yaşandığı dönemde katile takılan isimler:

  • Golden State Killer (Golden State Katili)
  • East Area Rapist (Doğu Yakası Tecavüzcüsü)
  • Original Night Stalker (Orijinal Gece Avcısı)
  • Visalia Ransacker (Visalia Yağmacısı)
  • East Bay Rapist (Doğu Körfezi Tecavüzcüsü)
  • Dollner Street Prowler (Dollner Sokağı Avcısı)
  • Diamond Knot Killer (Elmas Düğüm Katili)

Golden State Killer’ın aynı zamanda aktif olduğu bölgeye yakın yerlerde işlenmiş olan birçok suçla da ilişkilendirildi. Bu konunun aydınlanmasında en çok gelişen teknolojinin etkisi olmuştur ve bu sayede yıllar önce çözülemeyen birçok olayın aydınlanmasında önemli rol oynamıştır.

Fakat Golden State Killer için tuhaf sonuçlar alınıyordu. 2016 yılında DNA profili sisteme girilen suçlunun ne yazık ki herhangi bir eşleşme olmamasından dolayı net bir sonuç elde edilememişti. Ta ki Nisan 2018’e kadar!

Bir kitabın yazılması ve konunun tekrar herkes tarafından tartışılmaya başlandığı 2016 yılından yaklaşık 2 yıl geçmesinin ardından tekrar açılan Golden State Killer davası, Nisan sonunda mucizevi tutuklamayla noktalandı.

Bu azılı seri katilin tutuklanması ise “GEDmatch” isimli bir internet sitesi sayesinde oldu. Bu site, sisteme girilen DNA bilgilerini karşılaştırarak insanların uzak akrabalarını bulabilmesine yardımcı olan bir siteydi. Golden State Killeri ise bir akrabasının (kuzen) kendi DNA’sını siteye eklemesiyle birlikte ilk defa somut ve büyük ipucu elde edildi ve zanlının 1800’lerde yaşamış olan büyük-büyük-büyük dedesiyle ilk eşleşme yapıldı.

Bu eşleşmenin sonucunda FBI harekete geçti ve bu DNA ilişkisine dahil olabilecek yüzlerce aile bireyini günümüzde yaşayanlara varıncaya kadar tek tek inceledi. İnceleme esnasında yaş ve bölge ile de kısıtlandıran tarama bilgileri sayesinde sadece iki kişi kalıncaya kadar eleme usulüyle devam edildi. Bu iki kişi daha yakın takip altına alındı. Bu iki kişi de hem yaş olarak hemde özellikle 1974-1986 yılları arasında yaşadıkları yer olarak suçlu profiline çok yakındılar.

18 Nisan’da DeAngelo’nun sürmekte olduğu arabanın kapı kolundan bir DNA örneği alındı bundan kısa bir süre sonra, DeAngelo’nun evinin önünde bulunan çöp tenekesinden alınan bir dokudan da bir örnek alındı. Her iki örnek de Orange ve Ventura County şüpheli profilleri ile tutarlıydı.

FBI incelemeleri sonucunda “Joseph James DeAngelo“yu “Golden State Killer” olarak tutukladı.

Bu tutuklama yapılmadan önce DeAngelo’nun çöpünden kendisine ait olan DNA elde edildi ve bu DNA yıllar önce olay yerinden toplanmış bir sperm örneğinden alınan DNA profiliyle eşleştirildi ve sonuç pozitif çıktı. Bu da demek oluyordu ki “Golden State Killer” olarak 44 yıldır aranan azılı suçlu “Joseph James DeAngelo“dan başkası değildi.

70’li yılların sonlarında polis memurluğu yapan ve görevi esnasında yapmış olduğu çeşitli küçük hırsızlıklardan dolayı meslekten ihraç edilen Joseph James DeAngelo artık resmi olarak tutuklanmıştı.

Yapılan resmi açıklamada, şuanda 72 yaşında olan seri tecavüzcü ve katil Joseph James DeAngelo, kendine ait evinde kızına ve torununa yemek pişirdiği esnada gerçekleşen bir polis baskınıyla tutuklanmıştı. Açıklananlara göre DeAngelo baskın sırasında çok soğuk kanlıymış ve polise “Ocakta yemeğim var” bile demekten çekinmemiş!

Şuanda sıradan bir dede profili çizen ve torunlarıyla emeklilik günlerini geçiren dönemin en çok korkulan seri katili DeAngelo, Vietnam’da savaşmış eski bir Amerikan askeri ve polis memuruydu.

Polislik mesleğinden 1979 yılında hırsızlık yaptığı gerekçesiyle atılmış.

1979 yılından yeniden işe girdiği 1990’a kadar ise ne işle meşgul olduğu ise hala bilinmiyor.

1990’dan sonra ve çalışma hayatının kalanında ise, “Save Mart” isimli market zincirinin dağıtım merkezinde görev yapmıştır.

Üç çocuğu ve pek çok torunu var.

Şuanda tutuklu bulunan Golden State Killer’ın mahkeme sürecine çok yakında başlanacak.

Ortada tabii ki cevap bekleyen pek çok soru var.

En önemlilerinden biri de, 1986 yılında suç dalgasının bir anda neden kesildiği.

Mahkeme sürecinde başta bu soru olmak üzere, tüm bu detayları öğrenme fırsatımız da olacak.

By Kaynuka

Kaynaklar:

Kaynak sayısı çok fazla olduğundan farklı bir sayfada paylaşılmıştır: TIKLAYINIZ

 

Hakkında Yusuf uluoğlu

Bu habere de bakabilirisiniz

Abul Djabar Kimdir?

Okuma Süresi: 3 Dakika Abul Djabar, Afganistanlı eş cinsel bir seri katildir. Hakkında oldukça az bilgi bulunan Abul Djabar ile ...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir