Blog

Dnepropetrovsk Manyakları

Dnepropetrovsk manyakları, Ukrayna’nın Dnipropetrovsk şehrinde Haziran ve Temmuz 2007’deki bir dizi cinayetten sorumlu Ukraynalı seri katillere verilen isimdir.

Olay oldukça büyük yankı uyandırdı çünkü cinayetlerin işlendiği videolar bazı platformlardan yayınlanıyordu. 19 Mart’ta Viktor Sayenko ve Igor Suprunyuk tutuklandı ve 21 cinayetle suçlandı. Üçüncü saldırgan Alexander Hanzha ise iki silahlı soygunla suçlandı. Korkunç cinayet serisi 25 Haziran 2007 – 16 Temmuz 2007 tarihleri arasında sadece 21 gün sürmüştür. Bu 21 günlük süreçte birisi hamile kadın olmak üzere 21 kişiyi korkunç bir şekilde işkenceler ederek öldürmüşlerdir.

11 Şubat 2009’da üç sanık da suçlu bulundu. Sayenko ve Suprunyuk ömür boyu hapis cezasına çarptırılırken, Hanzha dokuz yıl hapis cezasına çarptırıldı. Sayenko ve Suprunyuk avukatları, Kasım 2009’da Ukrayna Yüksek Mahkemesine temyiz başvurusunda bulundu fakat reddedildi.

KÜNYE

İsimler ve Doğum Tarihleri: Viktor Sayenko (1 Mart 1988 Doğumlu) – Igor Suprunyuk (20 Aralık 1988 Doğumlu) – Alexander Hanzha  (6 Şubat 1988 Doğumlu)
Lakap: Dnepropetrovsk Manyakları (Dnepropetrovsk Maniacs)
Sınıflandırma: Seri katil
Karakteristiği: Ağır işkence, hırsızlık, hayvanlara işkence
Kurbanların Sayısı: 21 (Biri hamile kadındı)
Cinayetlerin Tarihi: 25 Haziran 2007 – 16 Temmuz 2007
Tutuklanma Tarihi:23 Temmuz 2007
Kurban Profili: Rastgele kurbanlar
Cinayet Yöntemi: Çekiçle ve bıçakla saldırı, ağır işkence, hırsızlık, hayvanlara işkence
Yer: Dnipropetrovsk / Ukrayna
Durum: Viktor Sayenko ve Igor Suprunyuk, tasarlayarak adam öldürme, hırsızlık ve hayvanlara işkence suçlamalarından ömür boyu hapis cezası aldı. Cinayetlere karışmamış olan Alexander Hanzha, soygundan suçlu bulundu ve 9 yıl hapis cezasına çarptırıldı.

Cinayetler

İlk iki cinayet 25 Haziran 2007’de geç saatlerde meydana geldi. İlk kurban arkadaşının evinde çay içtikten sonra eve yürüyen 33 yaşındaki bir kadın olan Yekaterina Ilchenko‘ydu.

Sayenko’nun itirafına göre, o ve Suprunyuk “yürüyüşe çıktılar” Suprunyuk’ta çekiç vardı. Bu sırada önlerinde genç bir kız yürüyordu. Suprunyuk genç kıza yaklaştı ve başının yanından ona çekiçle vurdu. Ilchenko’nun cesedi, sabah 5.00’da annesi tarafından bulundu.

İlk cinayetten bir saat sonra iki arkadaş, bir sonraki kurban olan Roman Tatarevich‘e ilk cinayet mahallinin yakınındaki bir bankta uyurken saldırdı. Tatarevich’in kafası, pek çok kez künt nesne darbesiyle paramparça edildi ve bu darbeler onu tanınmaz hale getirdi. Tatarevich’in uyuduğu bank, yerel savcılık ofisinin karşısındaki caddede bulunuyordu.

1 Temmuz’da, yakındaki Novomoskovsk kasabasında Yevgenia Grischenko ve Nikolai Serchuk ile iki kurban daha öldürüldü.

6 Temmuz gecesi, Dnipropetrovsk’ta üç kişi daha öldürüldü. Birincisi, bir gece kulübünden eve yürürken sert cisimle dövülerek öldürülen emekli bir ordu görevlisi olan Egor Nechvoloda idi. Annesi cesedi o sabah Bohdan Khmelnytsky Caddesi’ndeki apartmanlarının yanında buldu. 28 yaşındaki bir gece bekçisi olan Yelena Shram, Kosiora Caddesi’ndeki köşede öldürüldü. Sayenko’nun itirafına göre, Shram kendilerine doğru yürürken, Suprunyuk gömleğinin altında sakladığı çekiçle ona vurdu ve düştükten sonra ona birkaç kez daha vurmaya devam etti. Genç kız içinde kıyafetlerinin olduğu bir çantayla evine doğru gidiyordu. Saldırganlar çantayı aldı içindekilerle saldırıda kullandıkları çekici temizledi sonrada çantayla birlikte attılar.

Aynı gecenin ilerleyen saatlerinde iki arkadaş, özürlü bir kocası olan üç çocuk annesi Valentina Hanzha (davada 9 yıl ceza alan Alexander Hanzha ile belirgin bir ilişkisi yoktur) adında bir kadını öldürdü.

Ertesi gün 7 Temmuz’da, yakındaki bir kasaba olan Pidhorodne’de 14 yaşındaki iki erkek çocuk, balık tutmaya gittiklerinde saldırıya uğradı. İki arkadaştan biri olan Andrei Sidyuk öldürüldü, diğeri Vadim Lyakhov ormanda saklandıktan sonra kaçmayı başardı. Bu saldırı aynı zamanda cinayetleri birbirine bağlanmasını sağlamıştır.

Daha sonra 12 Temmuz’da, yakın zamanda kansere yakalandığını öğrenen engelli 48 yaşındaki Sergei Yatzenko, Dnepr marka motosikletini sürerken ortadan kayboldu. Feci şekilde işkence edilmiş olan cesedi dört gün sonra bulundu, yaz sıcağında dört gün sonra bile görünür bir vahşi saldırı belirtisi vardı.

Birkaç gün sonra 14 Temmuz günü, 45 yaşındaki Natalia Mamarchuk, yakındaki Diyovka köyünde scooterını sürüyordu. Ormanlık alanda iki yabancı ona gelip çekiç ve demir çubukla ona saldırdı ve feci şekilde dövülerek öldürüldü. Olay yerinde bazı kişiler onları gördü ve kovaladı fakat gözden kaybolmayı başardılar.

Saldırı Profilleri

Bunun ardından birçok cinayet daha işlendi. Çoğu zamanda zanlılar aynı gün içinde birden fazla cinayet işlemişlerdi. 14 Temmuz’da 16 Temmuza kadar iki kurban daha bulunmuştu. Kurbanlar görünüşe göre rastgele seçiliyordu. Birçoğu çocuklar, yaşlılar, serseriler veya alkolün etkisi altındaki insanlar da dahil olmak üzere saldırılara açık olanlar arasından seçiliyordu. Çoğu cinayette çekiç ve demir çubuk gibi kült cisimler silah olarak kullanılıyordu. Özellikle kurbanın yüzünü hedef alan saldırılar yapıyorlardı ve bu durum kurbanlarının tanınmaz hale gelmelerine neden oluyordu.

Birçok kurban da işkence gördü ve sakat kaldı; Bazı kurbanlar hala hayatta iken gözlerini oymuştu. Hamile bir kadın kurbanın fetusu rahminden kesilerek çıkartılmıştı. Hiçbir kurbanla ilgili cinsel saldırı rapor edilmedi. Bazı kurbanların kıymetli eşyaları da çalınmıştı. Ancak, çoğu mağdurun eşyalarına dokunulmamıştı. Çaldıkları eşyaları ise yerel rehin dükkanlarına satıyorlardı. Cinayetler geniş bir coğrafi bölgeyi kapsıyordu. Birçok saldırı Dnipropetrovsk Oblastı’nın (eyalet) dış bölgelerinde meydana gelmişti.

Soruşturma

Pidhorodne’deki iki çocuğa 7 Temmuz tarihinde yapılan saldırıya kadar cinayetler arasında resmi bir bağlantı yapılmamıştır. Pidhorodne, Ukrayna’nın Dnipropetrovsk Oblastı (Eyalet), Dnipro Yöresi’nde bir kasabadır.

Arkadaşı Andrei Sidyuk‘un öldüğü saldırıdan kurtulan Vadim Lyakhov, başlangıçta arkadaşını öldürdüğü şüphesiyle tutuklandı. Bildirildiğine göre, avukata erişimi reddedildi ve sorgu sırasında polis tarafından dövüldü.

Ancak, işlenen cinayetin seri bir şekilde gerçekleşen cinayet çılgınlığı ile bağlantılı olduğu göz önüne alındığında, arkadaşının ölümünden sorumlu olmadığı hızla anlaşıldı. Lyakhov, saldırganların robot resmini oluşturmak için yetkililerle işbirliği yaptı.

Ayrıca 14 Temmuz günü saldırıya uğramış olan ve feci şekilde dövülerek öldürülen 45 yaşındaki Natalia Mamarchuk‘un öldürülmesi olayında görgü şahidi olan iki gençte Lyakhov’un yaptığı açıklamalara benzer açıklamalarda bulunmuşlardı.

Yetkililer Vasily Paskalov liderliğinde hızlı bir şekilde Kiev’den gelen araştırmacılarla birlikte bir arama timi oluşturdu. Bir insan avına dönen araştırmada yerel güvenlik güçlerinin de dahil olmasıyla birlikte 2.000’den fazla araştırmacı bu dava üzerinde çalışmaya başladı.

Soruşturma başlangıçta gizli tutuldu. Cinayetler hakkında hiçbir resmi bilgi yayımlanmadı ve yerel halk olası saldırılar konusunda uyarılmadı. Bununla birlikte zanlıların elde edilen robot resimleri paylaşılmadı. Ancak, saldırılara ilişkin söylentiler, yerel halkın çoğunun geceleri evden çıkmamaya yöneltti.

Araştırmada istenildiği gibi ilerleme yaşanmayınca yetkililer seçtikleri bazı yerel rehin dükkanlarına zanlıların robot resimlerini ve kurbanların kaybolan eşyalarının listelerini dağıtmaya karar vermek zorunda kaldı. Bundan çok kısa bir süre sonra kurbanların çalınan eşyaları kentin Leninskiy bölgesinde bulunan rehin dükkanlarında tespit edilmeye başlandı.

Şüpheliler

Üç şüpheli Viktor Sayenko, Igor Suprunyuk ve Alexander Hanzha 23 Temmuz 2007’de tutuklandı. Sayenko ve Suprunyuk kurbanlarından çaldıkları bir cep telefonunu 150 Grivnası (2007’de yaklaşık 30 USD) karşılığında satmaya çalışırken tutuklandı. Alexander Hanzha ise evinde tutuklandı. Gözaltı sırasında çıkan arbedede Hanzha, çaldıkları tüm telefonları ve mücevherleri tuvalete atıp sifonu çekti. Telefonlar kurtarıldı ancak bilgileri kurtarılamadı. Dolayısıyla kurbanları tespit etme umudu da şüphelilerin sorgularına kaldı.

Üç şüpheli birlikte okula gitmişti ve 14 yaşına kadar aynı okulda bulunmuşlardı. 3 arkadaşın bazı ortak noktaları vardı. İfadesinde Viktor, “Ben ve İgor Suprunyuk ikimizde yüksekten korkuyorduk ve zorbalar tarafından dövüleceğimizden korkuyorduk” dedi. Suprunyuk, arkadaşlarıyla korkularından kurtulmak için 14. katta bulunan dairelerinin balkonuna çıkartarak korkuluklara dayalı bir şekilde saatlerce bekletiyordu.

Hayvanlara Korkunç İşkenceler Yapıyorlardı

Hanzha, 3’lü arkadaş gurubunda en hassas ve korkak olanıydı. Kan fobisi vardı ve gurubun hayvanlara korkunç işkenceleri sırasında hep uzak duran bir tavrı vardı. Bir keresinde yavru bir kediyi kaynar suya atmasını isteyen iki arkadaşına karşı çıkmıştı çünkü bu sırada kendisinin de haşlanacağından korkuyordu.

Suprunyuk, sokak köpeklerine işkence ederek korkuların üstesinden gelmeyi önerdi. Bu tavsiyeden sonra sokak köpeklerini yakalayıp evlerinin yakınındaki ormanlık bir alana götürdüler. Onları ağaçlara astılar, bıçaklayıp bağırsaklarını çıkardılar ve cesetlerin yanında fotoğraf çektiler.

İddianame bulunan delillerin çoğunda reşit olmayan 3 arkadaşın çektiği fotoğraflar bulunuyordu. Bu fotoğrafların tamamı hayvanlara yapılan korkunç işkenceleri belgeliyordu. Bazı fotoğraflarda 3 arkadaş, gamalı haç ve diğer sembolleri hayvan kanıyla çizip Nazi selamı veriyordu. Bir fotoğrafta Suprunyuk, Adolf Hitler’in bıyığına benzeyen bir şey kullanıyordu. Suprunyuk’un aynı zamanda Hitler’in doğum günü olan 20 Nisan’da doğmuş olması dikkatleri çekmiştir.

Üç kişinin beyaz bir kedi yavrusuna yaptıkları işkenceyi gösteren uzun bir video mahkemede gösterildi. Bir garajda çekilen videoda 3 arkadaş, tahta levhalardan bir haç kullanarak yavru kediyi ona çiviledi, sonra tabancayla vurdu, yavru kedi sesini çıkarmaması için ağzına köpük ve tutkal koydular.

Suprunyuk 17 yaşındayken, aynı bölgede yaşayan bir çocuğu dövüp bisikletini çalmıştı. Çaldığı bu bisikleti de yakın arkadaşı ve cinayetlerde ki suç ortağı Sayenko’ya satmıştı. O dönemde her ikisi de tutuklandı, fakat yaşları nedeniyle hapse girmedi.

3 Arkadaş Ne İş Yapıyorlardı?

Liseden sonra Hanzha, pastahane, inşaat işçisi gibi birçok farklı iş kolunda çalıştı. Tutuklandığında ise bir süredir işsizdi. Sayenko, yarı zamanlı bir metalurji (Metal bilimi) enstitüsüne gidiyordu ve aynı zamanda bir güvenlik görevlisi olarak çalışıyordu. Suprunyuk ise resmi olarak herhangi bir iş yapmıyordu ancak ailesinin kendisine doğum günü hediyesi olarak aldığı yeşil renkli Daewoo Lanos marka arabasıyla kaçak olarak taksicilik yapıyordu.

Cinayet çılgınlığından birkaç ay önce, Suprunyuk – Sayenko ve Hanzha’nın yardımıyla – yolcu almaya ve onları soymaya başladı. Bununla birlikte cinayetler sırasında birçok kez üzerinde taksi aydınlatması olan yeşil renkli bir Daewoo marka aracın görüldüğü ihbarı alınmıştı. 3 arkadaş itiraflarında çoğu kez kurbanlarını taksiye binen müşteriler arasından seçtiklerini söylemiştir.

Hanzha’nın iki adamın soyulduğu olaya dahil olduğunu fakat bunun dışında ki hiçbir saldırıya katılmadığın söyledi.

Suçluların Aileleri

Yerel basında çıkan haberlerde, şüphelilerin yerel polis teşkilatıyla bağlantılı olan zengin ve etkili ebeveynleri olduğu iddia edildi. Suprunyuk’un babası Vladimir Suprunyuk, Segodnya gazetesine verdiği röportajında, Yuzhmash’ta test pilotu olarak çalıştığını, genellikle Ukrayna’nın gelecekteki başkanı Leonid Kuchma ile uçtuğunu ve Kuchma’nın iktidara gelmesinden sonra iç hatlarda kişisel pilotu olarak hizmet etmeye devam ettiğini belirtti. Leonid Kuchma, Bağımsız Ukrayna’nın ikinci Devlet Başkanıdır.

İçişleri bakan yardımcısı Nikolay Kupyanskiy de dahil olmak üzere yerel makamlar, başlangıçta şüphelilerin ailelerinin sözde etkisine değindi, ancak daha sonra üç şüphelinin de yoksul ailelerden geldiğini iddia ederek değerlendirmeyi reddetti. Ancak, Sayenko mahkemede avukatı babası Igor Sayenko tarafından temsil edildi.

Yargılama

Üç zanlı Viktor Sayenko, Igor Suprunyuk ve Alexander Hanzha‘a 21’i cinayet olmak üzere 29 ayrı saldırı suçlaması yapıldı. 29 saldırıdan 8 kişi kurtulmayı başarmıştı.

Suprunyuk hakkında 21 ayrı cinayet, 8 silahlı soygun ve bir dizi hayvan zulmünü içeren davalar olmak üzere hakkında 27 suçlama yapıldı.

Sayenko hakkında 18 ayrı cinayet, 5 silahlı soygun ve bir dizi hayvan zulmünü içeren davalar olmak üzere hakkında 25 suçlama yapıldı.

Hanzha hakkında ise Dniprodzerzhynsk’te 1 Mart 2007 tarihinde gerçekleşen 2 silahlı soygun ile suçlama yapıldı.

Üçü de çabuk bir şekilde suçlarını itiraf etti, ancak Suprunyuk daha sonra itirafını geri çekti. Yargılamaları Haziran 2008’de başladı. Suprunyuk suçsuz olduğunu iddia ederken, diğer iki şüpheli tüm suçlamalardan suçlu olduklarını kabul etti.

Suprunyuk’un diğer savunma avukatı Viktor Chevguz, müvekkilinin akıl sağlığının yerinde olmadığını iddia etti fakat mahkeme tarafından kabul edilmedi.

Bununla birlikte kurban ailelerinin savunmasını yapan avukatlar, 3 arkadaşın cinayet çılgınlığı içerisindeyken yapılan eylemlerin korkunç olmasından dolayı bu durumun katillerin aileleri tarafından bilinmeme durumunun olmayacağını iddia etti. Bu iddiayı da katillerin cinayet anında kaydettiği görüntülerden yola çıktılar ve çocukların üzerinde ki giysilerin kan lekeleriyle dolu olduğuna dikkatleri çektiler.

Dava, yargıç Ivan Senchenko başkanlığında bir jüri heyeti tarafından dinlendi. Savcılık, Sayenko ve Suprunyuk için ömür boyu hapis ve Hanzha için 15 yıl boyunca ağır çalışma talebinde bulundu.

Motivasyon

İddia makamı, cinayetlerin hangi motivasyonla işlendiğine dair bir neden belirtmedi. Yerel basında çıkan haberlerde, katillerin kaydettiği cinayet videolarından zengin olma planlarının olduğu bildirildi.

Zanlılardan birisinin kız arkadaşı onların 40 cinayet videosu çekmeyi planladıklarını iddia etti. Bu iddiayı başka bir sınıf arkadaşı doğruları ve Suprunyuk’un 40 cinayet videosu siparişi veren ayrıca bu videolara yüklü ödeme yapacak bir zengin web sitesi sahibiyle sık sık görüştüğünü, kendisine söylediğini ifade etti.

Bölgesel güvenlik sorumlusu İvan Stupak, bu durumla ilgili net bir delilin olmadığını ve bunların tamamen hayal ürünü olduğunu düşündüklerini söyledi.

Dedektif Bogdan Vlasenko şunları söyledi: “Yaptıklarını (Cinayet serisi) bir anı koleksiyonuna sahip olmak için, hobi olarak yaptıklarını düşünüyoruz” dedi.

İçişleri bakan yardımcısı Nikolay Kupyanskiy, “Bu cinayetler genç adamlar için eğlence ya da avlanma gibiydi” dedi.

Duruşmada Suprunyuk’un dava ile ilgili gazete kupürleri topladığı ortaya çıktı. Suçların yer aldığı bazı gazete kupürlerinin üzerine “Zayıflar ölmeli. Her zaman güçlü olan kazanır” şeklinde yazılar bulunuyordu.

Savunma İddiaları

Zanlıları savunmak için 3 avukattan oluşan bir gurup kurulmuştu. 3 avukatın her biri bir zanlıyı savunuyordu. 3 avukatın tamamı aslen mahkeme tarafından atanmıştı, ancak ilk duruşmalardan sonra Sayenko, babası tarafından temsil edilmek istedi, çünkü atanmış avukatı sadece iki ay önce mezun oldu. Talep kabul edildi, bu sayede Sayenko’nun babasının da delillere bakabilme şansı oldu. Igor Sayenko savunma konusunda en belirgin isim oldu, sayısız röportaj verdi ve mahkeme işlemlerinde baş rol oynadı.

Hanzha’nın avukatı savunmasını, cinayet çılgınlığına hiç katılmadığı üzerine kurdu. Bununla birlikte cinayetler başlamadan 4 ay önce bölgeye yakın olan Dniprodzerzhynsk kasabasında iki adamın soyulduğu olayla ilgili olduğunu kabul etti. Hanzha ise olayların yaşanmasından suçluluk duyduğunu fakat hiçbir şekilde cinayet çılgınlığında yer almadığını vurguladı. Cezalandırılmayacağını umduğunu belirtti.

Suprunyuk ve Sayenko’nun avukatları ise savunmalarını iddianameye saldırmak üzerine kurmuşlardı. Bu kapsamda duruşma ekibinin lideri ve davada ki baş araştırmacılar da dahil olmak üzere birçok suçlamada bulunmuşlardır. Savunma, müvekkillerinin evinde yapılan aramaların tamamen yasa dışı olduğuna vurgu yaptı. Aynı zamanda kayıtların hatalı olarak tutulduğunu ve sorgulamalar sırasında yaşanan sorunlara vurgu yaptı. Victor Sayenko’nun babası olan avukat Igor Sayenko, evlerinde yapılan arama sırasında kaydedilen video kasede dikkat çekti. Sayenko aramalar sırasında videonun sık sık durdurulup tekrar başlatıldığına dikkat çekti. Ayrıca delillerin, arama yapan polislerin ellerine aldıklarından sonra kayda başladığını gösterdiğini söyledi. Bununla birlikte Suprunyuk ve Sayenko’nun avukatları cinayet videolarında ki kişilerin net olarak belli olmadığını da iddia etmişlerdir.

Igor Sayenko, Komsomolskaya Pravda gazetesine yaptığı bir röportajda aslında başlangıçta “Danila Kozlov” isimli birisinin cinayetlerle suçlandığını iddia etmiştir. Öldürülen Elena Shram‘ın kız kardeşi Tatiana Shram da, Kozlov’un isminin bazı belgelerde geçtiğinin altını çizdi. Ayrıca Kozlov’un cinayetlerden haberdar olduğunu ve ablasının öldürülmeden önce en son Kozlov’la birlikte görüldüğünü de ifade etti. Shram ayrıca, araştırmacıların davadan önce kendisine Kozlov’un serbest kalacağını söylediğini iddia etti. Bununla birlikte avukatının mahkemede hakime, Kozlov’un dinlenilmesini istediğinde hakimin izin vermediğini ve avukatın yerine oturmasını söylediğini belirtti.

Igor Sayenko, aynı zamanda “gerçek katillerin ailelerinin etkisi” ile ilgili spekülasyonlar yapmaya devam etti ve hayati tehlikesinden korktuğu için ortaya çıkmayan ve ismini açıklamayan bir kurbanla konuştuğunu iddia etti. Bununla birlikte bu kurbanın ifadesinde suçluları tespit ettiğini söyledi. Araştırmacıların tespit edilen 2 kişiyi tutukladıklarını fakat 1 saat sonrasında bu zanlıların ailelerinin baskılarından dolayı tekrar serbest bırakıldığını ve tutuklama yapanlardan 2 araştırmacının da görevden uzaklaştırıldığını iddia etti.

Sayenko, mahkemede üç şüphelinin tutuklanmasından 4 gün önce polisin 2 erkeği ve cinayetlerden birini işleyen bir kızı yakaladığını belirtti. Bu yakalanan şüphelinin yüksek mevkilerde ki ailelerinin baskılarından dolayı serbest bırakıldığını fakat basına tutuklananların Sayenko ve Suprunyuk isminde iki adamın tutuklandığını söylediklerini ifade etti. Aslında tutuklanıp da Sayenko ve Suprunyuk olarak açıklanan kişilerin şuanda mahkemede olan kişiler olmadığını fakat ailelerin baskılarından dolayı böyle olduğunu iddia etti. Sayenko mahkemede “Ama şimdi bu gerçeklerin üstü örtülüyor” dedi.

Sayenko sözlerini, “Yetkililer böyle bir olayın olmadığını iddia ediyor ancak Militsiya’nın (1950’lerden 2011’e kadar Rusya’nın polis teşkilatı oldu ve yerini Rusya Polisi aldı) 19 Temmuz 2007’de bu üçünü tutukladığını bildiren insanlar var. Fakat ne yazık ki tutuklananların güçlü aileleri olmasından dolayı olay başkasına yıkıldı. Böylece elde edilen bilgiler hızla hasır altı yapıldı ve bunun yerine oğlum ve iki arkadaşı suçlanarak hapse girdi. Ayrıca o gün tutuklanan kızın hemen ülkeyi terk ettiğine ve şimdi Almanya’da olduğuna da inanıyorum” şeklinde devam etti.

Savunma ekibi ayrıca savcılığını, müvekkillerini temize çıkartan bazı belgeleri alıkoyduğunu ve mahkemeden gizlediğini iddia etti.

Sayenko’nun , elebaşı olarak adlandırdıkları Igor Suprunyuk’un “Psikolojik Bağımlılığı (Psychological Dependence)” olduğunu iddia etti. Suprunyuk’un defalarca oğlu Victor Sayenko’yu tehdit ettiğini ve Sayenko’nun hayatı için korktuğunu iddia etti. Sayenko mahkemede 7. sınıftan beri sürekli Suprunyuk korkusu yaşadığını söyledi. Ayrca mahkemede Victor Sayenko, 7. sınıftan beri sürekli Suprunyuk korkusu yaşadığını söyledi.

Savunma ekibinin en önemli stratejisi ise mağdur ailelerinin desteğini almak oldu. Bununla birlikte yasal sürecin yavaş yürüdüğünü ve suçluların biran önce cezalandırılmaları gerektiğine vurgu yapıldı. Bazı kurbanların akrabaları medyaya, mahkeme işlemlerini izlemek için bağımsız bir örgütlenme başlatmayı planladıklarını söyledi.

Ukrayna’daki yetkililer, dördüncü bir kişinin hala geniş çapta olabilecek cinayetlere karıştığını şiddetle reddetti ve üç şüphelinin tutuklanmasından bu yana meydana gelen benzer suçlarla ilgili söylentilerin asılsız olduğunu söyledi.

Cinayet Videoları ve Fotoğrafları

Şüphelilerin cep telefonları ve kişisel bilgisayarları cinayetlerin birden fazla video kaydını içeriyordu. Bu videolardan birisi olan 48 yaşındaki Sergei Yatzenko‘nun cinayeti İnternet’e sızdı ve kısa sürede milyonlarca kişi tarafından bu korkunç video izlendi. Videoda talihsiz adamın ormanın içinde sırt üstü yatarken plastik bir torbaya sarılı çekiçle defalarca kafasına vurulurken görülüyordu. Bir saldırgan Yatzenko’nu daha hayattayken gözüne ve karnına bir tornavidayla defalarca vuruyordu. Daha sonra Yatzenko’nun ölmesi için kafasına yine çekiçle vurmaya devam ettiler.

Bu saldırı tam olarak 4 dakika sürüyordu ve 4 dakika boyunca talihsiz adamın sürekli olarak bilinci gidip geliyordu. Bu sırada katillerden birisi kameranın önüne geçip pişkin pişkin sırıtarak poz veriyordu. Katiller, bu cinayetin sonrasında arabalarına geri dönüyorlar ve cinayeti sakince tartışıyorlardı. Şüpheliler daha sonra ellerini ve cinayette kullandıkları çekici bir su şişesiyle yıkayarak gülmeye başlıyordu. Videoda yalnızca iki şüpheli kamera önündeydi. Diğer birisi ise sadece olayları kameraya çekiyordu.

Zanlıların aynı zamanda kurbanların cenaze törenlerine katıldığını da gösteren resimler bulunuyordu. Hatta daha sonra mezar taşlarını sallarken ya da mezarın üzerinde oturup gülümserken çekilen fotoğraflar vardı. Ayrıca mahkemede hayvanlara yaptıkları işkencelerin de fotoğrafları kullanıldı. 29 Ekim 2008’de mahkeme sırasında 300’den fazla fotoğraf gösterildi ve 2 cinayet videosu seyredildi.

Zanlıların avukatları, delillerin yasa dışı olarak elde edildiğini ve video ile fotoğraflarda görülen kişilerin aslında dijital olarak değiştirildiğini iddia etti.

Sayenko ve Suprunyuk’a fotoğraftaki insanları tanıyıp tanımadıkları sorulduğunda, “Emin olamadıklarını” söylediler. Yargıç Ivan Senchenko ise onlara “Siz kör değilsiniz” şeklinde çıkıştı. Film ve video düzenleme uzmanı Valery Voronyuk, videonun sahte olmadığını veya değiştirilmediğini kanıtladı. Mahkeme, tüm savunma itirazlarını reddetti, savcılığın delillerinin orijinal olduğunu kabul etti ve şüphelilerin kurbanlarını öldürme eyleminde bulunduğunu kabul etti.

Videodaki Kurban

İnternet’e sızan videoda cinayeti kaydedilen adamın, Taroms’ke köyünden Sergei Yatzenko olarak tanımlandı. Cinayeti 12 Temmuz 2007’de gerçekleşti ve cesedi 16 Temmuz’da bulundu. Yatzenko 48 yaşındaydı. Son zamanlarda boğazındaki kanserli bir tümör nedeniyle zorunlu emekli edilmişti.

Gördüğü tedaviden dolayı bir süre konuşamamasına rağmen Yatzenko çalışamadığı için mutsuzdu ve çalışmak istiyordu. Bunun içinde köyün çevresinde meşgul olabileceği bazı işler bulmaya devam etti. Küçük inşaat işleri yaptı, arabaları tamir etti, sepet ördü ve ailesi için yemek yaptı. Öldürüldüğü sırada sorun yaşadığı sesi tekrardan düzelmeye başlamıştı. Yatzenko evliydi ve iki oğlu ve bir torunu vardı. Ayrıca engelli annesine de bakıyordu.

Yatzenko, cinayet günü saat 14: 30’da karısını aradı. Motosikletine benzin alacağını ve sonrasında torununu ziyaret edeceğini söyledi. Torununun evine hiç gelmedi ve 18:00 itibariyle cep telefonu kapandı. Eşi Lyudmila, eşinden haber alamayınca bir arkadaşını aradı ardından köyde dolaşarak onu aramaya başladı. Kocasının hasta olabileceğinden ya da motosiklet kazası geçirmesinden korkuyordu. Tüm aramalara rağmen ona dair bir iz bulamadılar.

Bununla birlikte kayıp bildiriminde de bulunamadılar çünkü Ukrayna’da bir kişi için kayıp bildiriminde bulunabilmek için kişinin en son görüldüğü andan itibaren 72 saatlik bir sürenin geçmiş olması gerekmektedir. Ertesi gün Lyudmila, kocasının kaybolduğu bölgede fotoğraflarını yayınladı ve çevreyi aramak için daha fazla yerel yardım istedi.

Dört gün sonra, Lyudmila’nın dağıttığı posterlerinden birini gören birisi, çöplükten uzak bir ormanlık alanda terk edilmiş bir Dnepr marka bisiklet gördüğünü hatırladı. Yatzenko’nun akrabaları adamın bisikleti gördüğü bölgeye giderek aramalara başladı ve sonunda talihsiz adamın yaralı ve çürüyen bedenini buldu.

Yatzenko’nun cinayetinin aynı zamanda videoya kaydedildiği gerçeği, 29 Ekim 2008’deki bir mahkeme oturumuna kadar halk tarafından bilinmiyordu. Cinayetin her anının yer aldığı videonun mahkemede yayınlanmasının ardından herkes şok olmuştu. Yargıç, videonun gerçek olduğuna, Suprunyuk’un kurbana saldırıp öldürdüğüne ve Sayenko’nun da bu anları kameraya kaydettiğine dair savcılıkla aynı fikirdeydi.

Sergei Yatzenko cinayetini gösteren video, ABD’de bulunan ve 4 Aralık 2008 tarihli bir İnternet sitesinden sızdırıldı. Ukrayna içişleri bakanı danışmanı Ekaterina Levchenko sızıntıyı eleştirdi, ancak İnternet’te ki videoların kontrolünün “neredeyse imkansız” olduğunu itiraf etti.

Karar Açıklanıyor

11 Şubat 2009’da Dnepropetrovsk’taki mahkeme, Sayenko ve Suprunyuk’u işlenen cinayetlerden suçlu buldu ve her ikisini de ömür boyu hapis cezasına çarptırdı. Igor Suprunyuk 21 cinayetten, Viktor Sayenko ise 18 cinayetten suçlu bulundu. Bununla birlikte cinayetlerle birlikte çaldıkları eşyalardan dolayı hırsızlık suçlamasından her ikisi de 15 yıl ceza aldı. Ayrıca hayvanlara işkence ettiklerinden dolayıda ayrıca ceza aldılar.

Cinayetlere karışmamış olan Alexander Hanzha, soygundan suçlu bulundu ve 9 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Hanzha, Sayenko ve Suprunyuk hakkında şunları söyledi: “Yapabilecekleri acımasızlıkları bilseydim, silah zoruyla da olsa asla onların yanına yaklaşmazdım.”

Yargıç mahkemede sanığa atıfta bulunarak “Duygusal yoksulluklarının, insanlara ve ahlaki standartlara ilgi duymadıklarına” dikkat çekti. Mahkemenin kararı, yüzlerce sayfa uzunluğundaydı ve iki gün boyunca okundu. Bu iddia, mağdurların ailelerinden birinin avukatı olan Edmund Saakian tarafından reddedildi: “Teorik olarak bir fotoğrafa sahte olabilir, ancak kırk dakikalık bir videoyu sahte yapmak bir stüdyo ve bir yıl gerekebilir.

Sayenko ve Suprunyuk’un avukatları, fotoğraf ve video kanıtlarının gerçek olmadığını ve müvekkillerinin üzerinde ki şüpheleri tamamen aydınlatmadığını iddia ederek temyize gideceklerini bildirdi. Bu iddia, mağdurların ailelerinden birinin avukatı olan Edmund Saakian tarafından reddedildi: “Teorik olarak bir fotoğraf sahte olabilir, ancak kırk dakikalık bir videoyu sahte yapmak bir stüdyo ve bir yıllık bir çalışma yapmak gerekecektir.

Sayenko ve Suprunyuk’un ebeveynleri oğullarının masumiyetine olan inancını tekrarladılar. Zanlı Igor Suprunyuk’un babası Vladimir Suprunyuk, İgor’un itirafını almak için işkence gördüğünü, polisin başını örttüğü ve onu sigara dumanını soluması için zorladığını iddia etti. Televizyonda yayınlanan bir basın toplantısında yaptığı konuşmada, soruşturmada usulsüzlüklere atıfta bulunduğunu ve oğluna karşı açılan davaların yanlış olduğunu söyledi. Sayenko, oğlunun günah keçisi olduğunu ve suçların aslında güçlü aileleri olan başkaları tarafından işlendiğini iddia etti. Zanlıların ebeveynleri, Ukrayna Yüksek Mahkemesine ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine itiraz etme haklarını kullanacaklarını belirtti. Sayenko ve Suprunyuk’un ebeveynleri de Hanzha’ya olan cezanın çok yumuşak olduğunu savundu.

Dnepropetrovsk’ta yapılan bir kamuoyu araştırması, insanların % 50,3’ünün hükmün adil olduğuna inandığını ve % 48,6’sının hükmün daha ağır olması gerektiğine inandığını belirtti. Nisan 2011’de yapılan bir ankete katılan Ukraynalıların yaklaşık % 60’ı adli hatanın göz ardı edildiği seri cinayetler için, idam cezası verilmesini istedi.

Temyiz

18 Ağustos 2009’da Ukrayna Yüksek Mahkemesi, olayı Dnepropetrovsk bölge temyiz mahkemesine geri gönderdi. Bu durum, oğlunun ismini temizlemeye yönelik bir adım olduğunu belirten Igor Sayenko tarafından memnuniyetle karşılandı.

Bir basın toplantısında konuşan Igor Sayenko ve Vladimir Suprunyuk, davanın uydurulmuş kanıtlara dayandığına dair inançlarını tekrarladılar. Savcılık sözcüsü, davayı temyiz mahkemesine geri gönderme kararının usule uygun olmadığını ve kararın yerine getirileceğinden emin olduklarını söyledi.

Temyiz, 5 Ekim 2009 tarihinde gerçekleştirildi. Novi Most gazetesiyle yaptığı röportajda, Sayenko ve Suprunyuk’un anneleri, çocuklarına hapishanede iyi muamele gördüğünü söyledi. Ayrıca Igor Sayenko’nun dava hakkında bir web sitesi kurmayı düşündüğü de bildirildi.

24 Kasım 2009’da, Ukrayna Yüksek Mahkemesi, Şubat 2009’da Sayenko ve Suprunyuk’a verilen ömür boyu hapis cezalarını onamıştır. Hanzha ise dokuz yıl hapis cezasına itiraz etmemiştir.

Hanzha’nın Tahliyesi

Nisan 2019’da, Alexander Hanzha’nın dokuz yıl hapis yattıktan sonra serbest bırakıldığı, şuanda evli ve iki çocuk babası olduğu bilinmektedir.

Medya

2 Ağustos 2010’da Şili televizyon kanalı MEGA, olayla ilgili bir belgesel yayınladı. Los maníacos del martillo (The Hammer Maniacs) adlı dizinin Aquí en Vivo (Here, Live) adlı araştırma serisinin bir parçası olarak 1 saat 25 dakika sürdü. Gazeteci Michele Canale, Dnepropetrovsk’a gitti ve olayla ilgili bir dizi kişiyle röportaj yaptı.

Sayenko ve Suprunyuk’un ebeveynleri çocuklarının masumiyetini savunmaya devam ediyorlar. Bununla birlikte davayı araştıran dedektiflerin hatalarını dile getirmektedirler. Özellikle cinayet videolarının farklı sitelerde yayınlanmasına oldukça büyük bir eksiklik olduğunun da altını çizmişlerdir.

Ayrıca, bir çekiç saldırısından kurtulan ve katillerin mahkemede tespit edilmesine yardımcı olan yaşlı bir kadın olan Lidia Mikrenischeva ile röportaj yapıldı. Kafasına arkadan vurulduğunu ve yere düştüğünü hatırlıyordu. Saldırı sırasında yanında bulunan köpekleri havlayarak ve saldırarak saldırganların oradan uzaklaşmasını sağlamıştı ve bu durum talihsiz kadının hayatta kalmasına yardımcı olmuştur.

İlk bilinen kurban Ekaterina Ilchenko’nun annesi olan Natalia Ilchenko, çekiç saldırısından sonra kızının asla eskisi gibi olmadığını ve onun farklı biri haline geldiğine vurgu yaptı. Bununla birlikte katillere asla hayvan denilmemesi gerektiğini belirtti çünkü onlar sadece eğlenmek için öldürüyorlardı, hiçbir hayvan böyle bir şey yapmazdı.

Belgeselde, daha önce hiç görülmemiş fotoğraf ve videolar yayınlanmıştı. İsimsiz bir kaynaktan, yapımcılar 12 Temmuz 2007’de Sergei Yatzenko cinayetini gösteren cep telefonu videosunun daha uzun ve düzenlenmemiş bir versiyonunu elde ettiler. Sergei Yatzenko’nun çocuklarından belgeselde yer almaları istendi ancak onlar bu teklifi reddetti. Tahminlere göre, en az beş cinayet videosunun olduğu biliniyor. Aynı zamanda Sergei Yatzenko videosu Şili korku filmi yönetmeni Jorge Olguín tarafından da izlenildiği biliniyor.

Belgeselde ayrıca kimliği belirlenemeyen bir kurbanın olduğu 5 dakikalık bir cinayet videosundan da kesintiler alındı. Videoda adamın bir altın dişi olduğunu söyleyen katiller, adamı işkence ederek öldürdü ve eşyalarının aldı.

Belgeselde ayrıca Sayenko’nun soygunları bazen cinayet için bir neden olarak kullandıklarını söylediği bir videoya da yer verildi. Bununla birlikte Hanzha’nın da bir videosu yer aldı. Bu videoda Hanzha’nın polis tarafından dövüldükten sonra ki hali vardı ve yüzü şişlerle, morluklarla doluydu. Bununla ilgili bir videoda yayınlandı. Videoyu alt taraftan izleyebilirsiniz.

Alexander Hanzha’nın yediği dayaktan sonraki hali;

Belgesel çekimleri için Dnepropetrovsk’a giden gazeteci Michele Canale, katillerle hapishanede röportaj yapma girişiminde bulundu ancak bu istek yetkililer tarafından reddedildi. Cinayetler için çeşitli nedenler incelendi ve mahkeme kararına rağmen, dava hakkında hala cevaplanmamış soruların olduğu sonucuna varıldı.

Irkutsk’ta Taklitçi Davası

5 Nisan 2011’de, iki Rus genç, “Akademi Manyakları – Academy maniacs (Rusça: Академовские маньяки)” olarak bilinen 1992 doğumlu Artyom Anoufriev ve 1993 doğumlu Nikita Lytkin, Irkutsk’taki Akademgorodok bölgesinde 6 kişiyi öldürdükleri için tutuklandı. Çekiç ve bıçak kullanılan saldırılar, Aralık 2010’da başladı.

Her iki saldırganda Nikita Lytkin’in amcasına ait bir güvenlik kamerası görüntüsü sayesinde yakalandı. Görüntülerde iki saldırgan bir kadına saldırmış ve bıçaklayarak kadını ağır yaralamıştı. Bu saldırıdan sonra kadın sakat kalmıştı.

Basında çıkan haberlere göre, gençler Dnepropetrovsk Manyaklarından etkilendikleri için böyle bir saldırı girişimini başlatmışlardı. Bir psikiyatrik muayenede aklı başında bulundu ve doktorlara zayıf insanları kurban olarak seçtiklerini söylediler.

 

2 Nisan 2013 tarihinde, Artyom Anoufriev ömür boyu hapis, Nikita Lytkin ise 24 yıl hapis cezasına çarptırıldı.